Terör Örgütleri Nasıl Kara Para Aklıyor

Türkiye’nin ilk aktif hile denetim firması Fraud Audit Corporation (FAC) Yönetim Kurulu Başkanı Baki Toraman, terör örgütlerinin hangi yöntemlerle para akladığı ve kaynaklarını gizlediği konusunda bilgi verdi.

Türkiye, 15 Temmuz sonrası FETÖ ve PKK başta olmak üzere bir tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine savaş açtı. Örgütlerin finansal kaynaklarının ortaya çıkarılması ve kurutulması için operasyonların sayısı arttı. Peki terörü finanse eden bu kaynaklar şimdiye kadar hangi yöntemler ile gizleniyor ve neden kolayca tespit edilemiyor?. Nasıl oldu da yıllarca milyonlarca liralık kaynakları yakalanmadan terör örgütüne ulaştırabildi?

Finansal sistemlerde hile denetimi üzerinde uzmanlaşan FAC Yönetim Kurulu Başkanı Baki Toraman bu yöntemleri ve nasıl çalıştıklarını açıkladı.

 

 

TERÖR ÖRGÜTLERİNİN EN YAYGIN UYGULAMASI; ŞİRİNLER YÖNTEMİ

Baki Toraman, örgütün paranın izini yok etmek için en yaygın olarak ‘Şirinler Yöntemi’ adındaki sistemi kullandıklarını belirtti. Temel olarak büyük tutarlardaki paranın küçük hesaplara bölünerek transfer edilmesi şeklinde işleyen yöntem farklı hesaplardan tekrar eden küçük işlemlerden oluşuyor. Toraman ‘’ Şirketler belirli bir tutarın altındaki işlemleri bildirmek zorunda olmadığı için bu işlemler özel bir denetim yapılmadıkça fark edilmiyor. Açılan hesaplar genellikle kurulan paravan şirketlerin hesapları, iş adamlarının şahsi hesapları ya da ortakların 3. derece yakınlarının şahıs hesaplarından oluşuyor. Eğer dikkat çekip de yakalanırlarsa da ‘kendi param, döviz sattım, altın bozdurdum şekline’ ifadelerle finansal kaynağı koruma altına alabiliyorlar. ‘’ dedi.

PARAVAN VE MERDİVEN ALTI ŞİRKETLER, ŞANS OYUNLARI

Şirketlerin kadrosundaki çalışanların hazırda tuttukları merdiven altı diye tabir edilen şirketlerin hesaplarını kullandıklarını belirten Toraman, “En sık kullanılan yöntemlerden birisi de faaliyeti bulunmayan şirketi yüksek karlı gösterip, vergisini ödedikten sonra ilgili sermayeyi sisteme sokarak parayı yasal hale getiriyorlar. Hatta bazen de parayı şans oyunlarında döndürdükten sonra yasal hale getirdikleri oluyor” şeklinde konuştu.

 

KREDİ ÇEKİP GERİ ÖDEMEYEREK PARAYI AKLIYORLAR

Yasadışı yollarla elde edilen parayı yasal yollarla sisteme sokmak için uygulanan bir diğer yöntem ise bankalardan kredi çekilerek uygulanıyor. Yasadışı parayı bankaya yatıran şirketler, bu parayı teminat gösterip yeni bir kredi alıyor. Sonrasında bu kredi ödenmiyor ve bankada hesaba yatırılmış olan paraya el koyuyor. Böylece para sisteme dahil edilmiş oluyor.

“BİLANÇO MAKYAJLARI İÇİN HİLE DENETİMİ DENETİM ŞART”

Şirketler üzerinden bireysel hesaplara hileli yöntemlerle para aktarılabildiği gibi şirketler arasında para transferi yapılarak da teröre kaynak yaratılabiliyor. Bu şirketlerin piyasadaki kredibilitelerini artırmak adına faaliyet raporu adı altına bilanço makyajlama hilesine başvuruyorlar. Bu yöntem hakkında bilgi veren Toraman, “Bu şirketler bankalara, borsalara, yatırımcılara ve müşterilerine güçlü görünebilmek adına bilançolarındaki verilerle oynarlar. Bizim makyaj dediğimiz yöntem ile borçlar yok edilir, alacaklar artırılır. Böylece kredibilite sağlanır.” şeklinde özetledi.

 

Teröre destek sağlayan iki şirket arasında yapılan satın almalar, kiralamalar ve siparişlere de dikkat çeken Toraman burada kullanılan hileleri ise şöyle açıkladı:”Sermaye bakımından ilişkide bulunulan şirketten piyasa değerinin çok üzerinde mal ve hizmet alınarak şirketlerin bilanço makyajlanarak çok yüksek gösterilen karları eritiliyor. Aynı şekilde mal ve hizmet alımı gibi arazi, tesis alımları da rayiç bedelin çok üzerinden yapılabiliyor. Bir diğer yöntem ise finansal kiralama ile yapılan kar aktarımları. Bu yöntemler ile halka açık şirketlerin karları temettü olarak dağıtılmak yerine sistem içinde eritilmiş oluyor”

“VERGİ KAÇAKÇILIĞININ DA ÖNÜNE GEÇİLMELİ”

Bugün FETÖ ile mücadelede olduğu gibi terörün finansmanının engellenmesi için hile denetimi ve bağımsız denetimin rolünün önemine vurgu yapan Toraman, “Ayrıca vergi kaçakçılığı ve yüksek vergilerin teşvik ettiği kaçakçılık işlemlerinin de engellenmesi gerekiyor. Hatta bu konuda yasal düzenleme yapılması da yerinde olacaktır” dedi.